Suna Dumankaya: Atatürk anneannemle tanışmak istemiş

? Doğal güzellik ve şifa kaynaklarının kullanımını, okuduğum kadarıyla anneannenizden öğrenmişsiniz. Ondan biraz bahseder misiniz?

Anneannem Türkiye‘nin ilk lokman hatunlarından Fatma Öktem… Eski zamanlarda hastaneler bu kadar yaygın, teknoloji de bu kadar ileri değilken, doğadan bulduğu bitkilerle tedavi yapardı. Bu tedavileri zaman içinde geliştirerek birçok konuda alternatif doğal reçeteler hazırladı.

Ben de o süreçte hem çok meraklı hem de konuyla çok ilgiliydim. Ondan gördüklerimi zamanla geliştirdim, bunları gerek ekranlarda gerekse kitaplarımla aktarma yoluna gittim.

? Sizi yönlendiren anneanneniz miydi yoksa kendiliğinden gelişen bir ilgi mi bu?

Bitki ve doğal içerik konusunda anneannem sayesinde ilerledim. Ama bu bilgileri güzellik alanına taşımak, geliştirip üretmek için çok ciddi araştırmalar yaptım. Bu beni önce bitki bilimine sonra da güzellik uzmanlığına yönlendirdi. Ardından kitaplar geldi. ve en sonunda da yerli marka yaratma süreci başladı.

? Anneanneniz Atatürk’le de tanışmış…

–  Bizim için çok özel bir anı bu… Eskiden ilaç ve hastane konusunda çok eksiklik yaşandığından, anneannem herkese doğal yöntemlerle şifa olmaya başlamış. Gerek kendisinin bulunduğu Siirt’ten gerekse çevre illerden birçok kişi ona gidermiş. Mustafa Kemal Atatürk de cumhuriyetin ilanından sonra Anadolu’yu şehir şehir gezerken Siirt ziyaretinde onunla tanışmak istemiş.

? Herhalde ona da en azından şifalı bir çay sunmuştur…

Daha fazlası… Anneannem Atatürk için de hem bağışıklığını güçlendirecek hem de öksürüğe iyi gelen bir karışım hazırlamış.

DÜNYA MARKALARI KAN KAYBEDİYOR

? Benim anladığım, bu merak ve bilgi birikimi nesilden nesle geçiyor. O zaman siz kime el vereceksiniz?

Kızım Handan Karael’e… Tüm bilgi birikim ve deneyimlerimi ona aktarıyorum. İnşallah bir sonraki nefer o olacak.

? Geçmişte doğal kozmetik ürünlerine pek itimat edilmiyordu. Ama son yıllarda doğala ve doğaya dönüş başladı. Bu değişim doğal kozmetiklere de talebi artırdı mı?

Tabii… Son yıllarda insanlar çok büyük paralar ödeyip de karşılığını alamadıkları birçok dünya markasını kullanmayı bıraktı. Bu süreçte doğaya ve doğala dönüş de başladı.

Ben zaten yıllardır gerek görsel gerekse yazılı basında birçok tarif veriyordum.

Sonunda da “Neden doğal ve yerli kozmetik ürünler olmasın?” düşüncesiyle harekete geçtim.

? Tam olarak ne zamandı bu?

2007 senesinde markamızı kurup üretime başladık. Türkiye’de bu işi üniversite ortamında yapan ve doğal içerik kullanan tek firma olduğumuzdan, kısa sürede geri dönüşüm açısından ciddi bir başarı yakaladık.

DOĞA GİZEMİNİ KORUYOR, DAHA KEŞFEDİLECEK ÇOK ŞEY VAR

? Yeni bir doğal ürün ne kadar zamanda kullanıma hazır hale geliyor?

Bir ürünün hazırlanması en az 3-6 ay sürüyor. Her şeyden önce kullanım amacı belirleniyor. Devamında da o başlıkla alakalı başarılı gördüğümüz doğal içerikler… Daha sonra gerekli stabilite ve testler yapılarak son haline karar veriliyor.

? Bunca yılın ardından hala farklı karışımlar, farklı etkiler keşfettiğiniz oluyor mu?

Ben her güne öğrenme ve keşfetme heyecanı ile başlıyorum. Bunun yaşı olmuyor. “Bu kadar öğrendim” diye bir şey yok.

Teknoloji çağındayız, artık her bilgiye daha kolay ulaşım sağlanıyor. Ama doğa hala gizemini koruyor. Evet, bence hala keşfedilecek çok şey var.

? Hiç sizi sonradan yanıltan ya da sürpriz yaşatan bir formülle karşılaştınız mı peki?

–  Tabii ki süreç birçok şeyi keşfetmenizi sağlıyor. Ama özellikle birçok formülümde kullandığım, ortak başarı sağlayan ve vazgeçemediğim içerikler var.

? Nedir o olmazsa olmazlar?

Üzüm çekirdeği yağı, bal, avokado mesela..

? Yeni formülleri önce kendinizde mi test ediyorsunuz?

Doğal tariflerimi tabii ki önce ben ve kızım deniyoruz. Ürünleri denemeye ise Yeditepe Üniversitesi’ndeki ekibimizle başlıyoruz. Fayda gördükçe, çevremizdekiler de bu sürece dahil olabiliyor. Tabii belli bir aşamadan sonra…

? Öte yandan şöyle bir handikap var; doğala ilgi artınca internette doğal reçeteden geçilmez oldu. Bunları sorgusuz sualsiz hazırlayıp kullanmak riskli olmuyor mu?

Tabii ki her tarif herkese olmaz. İnsanlar rastgele bir tarif ya da krem kullanmadan önce cilt altında yatan sebebi bulup ona göre çareler aramalı. Özellikle hassas cilt tipine sahip kişiler, sadece kendi ciltlerine özel ürün ve tarifleri uygulamalılar.

? Biz nasıl güzel yaş alacağız, bunun da doğal formülü var mı?

Bir kere önemli olan önleyici bakım yapmak. Birçok kişi cildi formunu kaybettikten ya da hasar oluştuktan sonra müdahale etmeye çalışıyor. Bu yanlış.

? Doğrusu ne o halde?

Doğrusunu şu şekilde sıralayabilirim;

Sağlık olmadan güzellik olmaz. O yüzden cilt ve vücut sağlığımıza dikkat etmeliyiz.

Birçok cilt rahatsızlığın temelinde yeme-içme alışkanlıkları yatıyor. Dolayısıyla sağlıklı beslenmeye özen göstermeliyiz.

Cilt tipi, yaşı ve mevsimi göz önünde bulundurarak ürün seçmeliyiz.

Cilt temizliği ve bakımını aksatmamalıyız. İster evde isterse profesyonel merkezlerde bakım yaptırmak, geleceğe yatırımdır. Bu bakımları aksatmamalıyız.

Doğru güneş koruyucu seçimi de önemli… Özellikle 30 SPF’yi aşmayan su bazlı ürünleri tercih etmeliyiz.

TEKTİP GÜZELLİK ALGISINDA SOSYAL MEDYANIN ETKİSİ BÜYÜK

? Son yıllarda hakim olan “tektip güzellik algısı” hakkında ne düşünüyorsunuz? Aynı burun, aynı dolgun dudaklar, aynı kaş şekilleri…

–  Bunda sosyal medyanın büyük etkisi var diye düşünüyorum. Ben her zaman söylerim, her kadın güzeldir. Ama tabii ki kendine bakması gerekir. Belli oranda yapılan her işleme saygı duyuyorum ama kişi öncelikle kendini keşfetmeli…

Bir başkasına benzemektense kendine yakışanı tercih etmeli. O yüzden doğal efektli uygulamalar haricindeki işlemlere açıkçası saygı duysam da pek sıcak bakmıyorum.

TIBBİ MASKE KAYNAKLI 2 SORUNA 2 AYRI REÇETE

Pandemi döneminde maske kullanımı kaynaklı kozmetik sıkıntıları da baş gösterdi. Saatlerce maske takmaktan kaynaklanan, özellikle de yüzün alt bölgesinde görülen yağlanma ve sivilce şikayetleri arttı. Bu soruna özel reçeteleriniz var mıdır?

Tabii… Maskeden dolayı ciltteki yağlanmayı engellemek için:

1 kahve fincanı gülsuyu

1 kahve fincanı maden suyu

1 çay kaşığı limon suyu

1 çay kaşığı tatlı badem yağı

Tüm malzemeleri karıştırarak spreyli bir şişeye koyun. Cildinize sıkın. O şekilde kurumasını bekleyebilir ya da fazlasını bir makyaj pamuğu yardımıyla alabilirsiniz. Bunu sabah-akşam kullanabilirsiniz.

? ya sivilce sorunu…

Bu da son dönemde en sık karşılaştığım soruların başında geliyor. Özellikle uzun süre maske kullanımının yol açtığı sivilcelenmeye karşı şu formül denenebilir:

1 çay kaşığı beyaz ya da yeşil kil

1 adet ezilmiş Aspirin

2 damla çay ağacı yağı

1 çay kaşığı demlenip soğutulmuş yeşil çay

Tüm malzemeleri karıştırıp sorunlu bölgeye sürün. 20 dakika beklettikten sonra ılık suyla yıkayın. 4 akşam üst üste uygulanabilir.

KİŞİSEL BAKIM İHMALE GELMEZ

Evde kendi kendimize hazırlayabileceğimiz kişisel bakım tavsiyeleriniz de var mı?

* Tabii ki… İlk önce derinlemesine temizlik için bir peeling tarifi verebilirim.

1 tatlı kaşığı Türk kahvesi

1 çay kaşığı toz şeker

1 çay kaşığı Hindistan cevizi yağı

Tüm malzemeleri karıştırıp dairesel hareketlerle yüzünüze uygulayın. Daha sonra bol su ile yıkayın. Bunu haftada bir ya da iki kez yapabilirsiniz.

Bir de cilt sıkılaştırıcı doğal maske tarifim var.

1 tatlı kaşığı yaş maya

1 tatlı kaşığı yoğurt

1 tatlı kaşığı bal

1 tatlı kaşığı toz kakao

Tüm malzemeleri karıştırıp cildinize sürün. 20 dakika kadar bekletip ardından bol su ile yıkayın. Bu da haftada bir ya da iki kez uygulanabilir bir maske…

? Özel ilgi bekleyen göz çevresi ile noktayı koyalım oldu olacak…

1 çay kaşığı arı sütü

1 çay kaşığı bal

1-2 damla üzüm çekirdeği yağı

Tüm malzemeleri karıştırıp dairesel hareketlerle göz çevrenize sürün. 20 dakika bekledikten sonra yıkayabilir ya da uygulamayı gece yapıp sabaha kadar bırakabilirsiniz.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE DOĞAL DOPİNG

Korona döneminde bağışıklığı güçlendirmek için avuç avuç vitamin yutar hale geldik. Bir lokman hatun torunu olarak, bağışıklık güçlendirici bir doğal tarif de alabilir miyim sizden?

1 adet yeşil elma

1 adet kırmızı elma

1 adet kırmızı pancar

Yarım limon suyu

1 avuç ceviz

2 yemek kaşığı zeytinyağı

Bir tutam karabiber

Meyve ve sebzeleri rendeledikten sonra üzerine diğer malzemeleri ekleyip karıştırın.

Buzdolabında muhafaza edip aynı gün içinde tüketin.

Kaynak: Hürriyet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir